Tarih: 19.05.12       
Reklam Alanı
Ç.Rizespor, Muhammet ve Akan Kanlar!

selim01

Selim Denizalp

selimserdardeniz@hotmail.com

Muhammet; Rize merkez Fener mahallesinden. Yaşı yolun yarısı 35′ten gidiyor… 12 senedir Çaykur fabrikasında işçi olarak çalışıyor. Onun tek tutkusu var; çocukluğundan beri yaşadığı şehrin takımı yeşil mavili Ç.Rizespor…

Ç.Rizespor onun için öyle bir aşk ki, ilkokul yıllarından beri iliklerine işlemiş ve hiç bir tedaviye de cevap vermiyor. Rahmetli babasının ona verdiği okul harçlığını yemezdi, maç günü gider biletiyle tribündeki yerini alırdı. Bazen parasını bisiklet kiralıyıcısına kaptırır, bu sefer de maç sabahı stadın kapısında tanıdık bir abi arar, utana sıkıla “Abi beni de yanına al” diyerek maça girerdi. Rizespor’un hiçbir maçını kaçırmazdı.

Bu hafta da gece vardiyasından çıktı; yorgundu fakat içinde bir umut, izinli olduğu Pazar günü Ç.Rizespor maçı var. Deplasmanda Karşıyaka ile oynanan maçı televizyon naklen veriyor. Her zamanki gibi giyecek yeşil mavili formasını, takacak kaşkolunu ve şapkasını; geçecek TV başına, bildik dualarını yapacak ve Ç.Rizespor’un bu deplasmandan puanlar çıkarmasını bekleyecekti.

Takımı sezona iyi bir başlangıç yapsa da son aylarda oynanan kötü futbol ve yenilen basit goller nedeniyle hiçbir maçta gol atamamak, puan alamamak Muhammeti çok üzmüş ve böyle bir maçtan sonra sinirden cama indirdiği yumruktan dolayı kolunu kesmiş… Bir aydır kolu sargılı geziyor Muhammet…

Arkadaşları “sen manyak mısın?” diye soruyorlardı? Bir futbol takımı için bu kadar üzülmeye, bu kadar sinirlenmeye değer miydi? Muhammet’in takımı çoçukluğundan beri böyleydi. Sinirden insanı titretirdi. “Biz ne zaman rahat bir maç izleyeceğiz, bu takım bize ne zaman rahat bir sezon geçirtecek.” Muhammet’in takımı Ç.Rizespor ona çok şey ifade ediyordu. “Sen manyak mısın” sorusuna ikna edecek bir cevabı yoktu ama takımını çok seviyordu ve ona delice bir tutkuyla bağlıydı.

Muhammet dün de oturdu televizyonun karşısına, içinde huzursuz bir bekleyiş ve heyecan. Takımı son aylarda futbol adına hiçbirşey yapmıyor, gittikçe aşağılara iniyor, tehlike çemberi içine giriyor… Haftalar haftaları kovalıyor ama Ç.Rizespor’da hiçbir değişiklik ve kıpırdama olmuyordu.

Maç başladı; Muhammet içinden “hadi hayırlısı” derken, daha ilk on dakikada orta sahada kaptırılan bir top ve sağdan Karşıyakalı oyuncunun ortasına eski oyuncumuz Okan’ın yarım volesinde top Kaleci Zafer’in kapattığı köşeden filelerde… Muhammet “ne oluyor” derken, defans oyuncumuz Murat geri pas veriyor. Dünya kupasında 3. olan takımın kalecisi ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından üstün hizmet madalyası ile onurlandırılan kalecimiz Zafer bu topu eliyle karşılayınca Hakem Kuddusi çalıyor endirek serbest vuruşu…Okan dokunuyor, Kıvanç topu tavana asıyor: 2-0

Muhammet içinden “Pehh biliyordum” demiş kendi kendine. “Olsun, daha erken. Bu takım yıllar önce Sakarya deplasmanında 3-0 geriye düştüğü maçı 4-3 kazanmış takımdır. Nasıl o sezon ligde kaldık, bu sezon da önce bu maçı çevirir, sonra da gelecek sezon güçlü bir kadroyla süper lige merhaba deriz” diyordu içinden…

İkinci devre Muhammet’in takımında hiçbir değişiklik yoktu. Evsahibi Karşıyaka 2-0 üstünlüğün morali ile istediği gibi top yapıyor, bizimkiler ise koca 90 dakikada Mithat’ın kullandığı ve direkten dönen serbest vuruş dışında pozisyon bulamıyordu.

Maçın son dakikalarında olan oldu. Muhammet’in içinden bir umutla beklediği gol geldi ama onu da Karşıyaka attı. Hem de 10 kişi kaldığı dakikalarda… Muhammet sinirden köpürüyordu. Oturduğu koltukta delice tepinmeye başladı, üzüntüden ne yapacağını bilemiyordu. Bir eli sargılıydı, o hışımla kalktı, aynaya kafayı yapıştırdı.

Kardeşi yan odadan geldi; “Sen iyice kafayı yedin, olmaz böyle ayıp abi” diyerek serzenişte bulunuyor, bir taraftan da alnından akan kanı görünce telefona sarılarak eve ambulans çağırıyordu..

Muhammet’in iki yaş küçük kardeşi Mehmet Ali abisine, “Abi üzülme, daha 3 maç var. Önümüzdeki hafta Mersin’i yener, rahatlarız. Bak şimdi maç sonunda Ümit Hoca güzel bir açıklama yapar, içimizi ferahlatır. Yöneticiler de hafta içi basına açıklama yapar, ‘gereken tedbirler alınacak’ derler. Mersin maçına doğru da futbolcular söz verir, ‘bu maç bizim onurumuzdur’ derler” diye teselli ediyordu.

Ambulans gelir, Muhammet ambulansın içinde sedyede yarı baygın şekilde kardeşi ve görevli hemşireye şu cümleleri söylemeye çalışmış: “Alnıma giren cam kırıkları bana acı vermiyor. Akan kanları boşverin. Üstüme giydiğim yeşil mavili formam benim kanımla kirlenmesin, o forma kutsaldır, o formayı kurtarın lütfen.” Muhammet bunları söylerken gözlerini kapatmış………

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 19 Nisan 2010, 11:33 tarihinde yayımlandı.
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YÖNET
YORUM YAZIN
  1. abdullah özge diyor ki:

    sene 1976.sene 2010.otuz dört 34 senedir Rizesporla yatıyor Rizesporla kalkıyorum.nice yönetimler nice hocalar nice futbolcular geldi geçti.şöyle hafızamı yokluyorum.bu yönetim bu hoca ve bu topçular kadar ruhsuz bir topluluk Rizespora gelmedi.bundan böylede gelmeyecek.Muhammet kardeşime geçmiş olsun ..Ben karıdan boşanma noktasına geldim,bu takımdan sebeb..selim bey sizinde kaleminize sağlık…

  2. naturmen -53 diyor ki:

    selim kardeş .muhammet kardeşimizin acısı bizimde acımız bende koyu bir ç.rizesporlu olarak yaşım 47 üstelik tüm şampiyonluklarını ve küme düşmelerini yani acı ile sevinçlerinin tümünü görmüş ve yaşamış bir rizeli ve ç.rizesporlu olarak inanın bu san üç yılda yaşamış rezilliği ben bu güne kadar görmedim daha önce de ç.rizespor küme düştü ama hiç olmazsa bir mücadele aşkı bir forma ruhu vardı yenilsede kapasitemiz bu kadar diyorduk  ama şu son üç yılda gerek yönetim bazında gerek oyuncu ve teknik adam bazında böylesine aciz ve ruhsuz bir takım yaratılmamıştı ve bu kadarda  kötü idare olunmamıştı  ama bunu başardılar ya helal olsun sizlere  bu takım düşerse sonu göztepe gibi olur   çünkü a.ş olup da sonra dan ne hallere düşen takımları gördük ..

  3. sabrii diyor ki:

    hepimiz muhammet”iz!!! biz rizesporu ne ihale alabilmek için ne protokolde vali beyin yanına oturmak için nede bedavadan kamp otellerinde takılalım diye sevmedik!!tek beklentimiz sevinmek zaten yeterince yanlız olan şehrimizin yüzünün gülmesi için sevdik, biz sarı hüsnüleri fırtına hasanları harunları hüseyinleri sevdik, biz takım kaybedince yüzü kızaranları utanabilenleri sevdik, biz sizi hiç sevmedik gemim yürüsün diye yönetici olanları para peşin diye inanmadıkları takıma gelenleri üç beş yolumu bulurum diye rüzgardan tribun kabadayılığı yapanları hiç sevmedik!! abi eline sağlık …

Köşe Yazarları
Facebook Sayfamız
Rize Hava Durumu
Anket
Rize'de en başarılı bulduğunuz belediye başkanı kim?
Halil Bakırcı- Rize
Rıza Çakır- Çayeli
Ahmet Basa- Pazar
Mümtaz Sinan- Ardeşen
Adnan Özbalaban- Fındıklı
Halim Bekar- Hemşin
İdris Lütfi Melek- Ç.Hemşin
Ahmet Minder- Güneysu
Şaban Kalça- Derepazarı
Ahmet Mete- İyidere
Nihat Çolak- Kalkandere
Hasan Kösoğlu- İkizdere
Süleyman Yıldız- Gündoğdu
Mehmet Kazancı- Çaykent
Hüseyin Çakar- Muradiye
Mustafa Tüylüoğlu- Madenli
Ahmet Topal- Tunca
Salih Uzun- Kendirli
Kemal Köse- Güneyce