Tarih: 17.04.14       
Reklam Alanı
Sanatın Topluma Katkısı

Şükran Üst
Femin & Art Kadın Sanatçılar Derneği Genel Başkanı
sukran_ust@hotmail.com

Genel Merkezi Trabzon’da bulunan, yurtiçi ve yurtdışı şubeleriyle yerelden evrensele kapı aralayan Femin & Art Kadın Sanatçılar Derneği’nin Genel Başkanı, ulusal ve uluslararası birçok ödülün sahibi Pazarlı hemşerimiz Ressam ve Öğretmen Şükran Üst’ün; bütün evreni ve hayatımızı şekillendiren on rakamın, yirmi dokuz harfin, sekiz notanın, üç rengin gizemini anlattığı yazısını ilgiyle okuyacaksınız…

SANATIN SANATÇININ TOPLUMA KATKISI EVRENSELLİĞİ

Sanat bazen bir kaçış, bazen bir kurtuluş ve sığınaktır, biraz ferahlama, biraz katlanmaktır. Ama asla bir eğlence değildir. Sıkıcı, boş umutsuz zamanların ötesine varma, günlük rutin işlerin ötesinde bir düş alemine sığınmadır. Gerçi sanatın gerçek ile düş gücünün harmanlanıp güzel bir rüya alemi yaratma olayı olarak da vurgulayanlar olabilir. Gerçeğin özünü bize yakalattığı gibi bir düşün, bir hülyanın peşine de takabilir bizi. Düşünün biraz, elinizde çok sevdiğiniz bir kitap, yanaklarınızı okşayan rüzgârın esintisini ya da bir tuvali okşayan elleriniz apayrı bir dünyaya götürmez mi sizi? Dede Efendi’yi dinleyen kulak, Van Gogh’u izleyen bir göz, Sinan’ı yüreğinde duyan bir insan; tetiği çekip Hiroşima’yı yok edebilir mi?

Hele yeni doğmuş, ilk çığlığını atan, dünyaya ilk kez merhaba demiş bizden bir parçayı, geleceğin özü umudumuz bir yavruyu süngüleyebilir mi?

Sanat öyle bir yakalayıştır ki ,tesellidir umutsuzluğa, sudur çöldeki susuza, bir eldir çaresize, yol gösteren bir yıldızdır yolunu kaybetmişe… Sanat, insanı nedenini bilmediği bütün bu acılar ve sıkıntılardan kurtarmakla kalmaz bilmediğiniz bir sevinç, yaşama tutkusu ile bizi her zaman beşiğinde sağlayan bir neşeye götürür. Kederlerden çok, umut etmekten çok, üretmenin, iyiliğin kucağına atar. Öyle bir emzirme ile besler ki, bizi geleceğin daha güzel, daha bol içimli, daha umutlu olmasını sağlamamıza yardım eder. Bu sevinç bolluğunu bize veren karşılıksız algıların harmanında, bencillikten uzaklaşmamızı sağlayan sanattır elbet.

Nasıl yaşamamız, nasıl bir çevrede boy atmamız hususunda rehberlik eder. Her zerrenin derinliğinde erimemizi, dar bir ufukla sorunların üstesinden gelemeyeceğimizi hatırlatır. Öyle bir aşılama gerçekleştirir ki, dünyayı da, insanları da sevmeyi öğretir. Kişi toplumun bir parçasıdır elbet. Her kişi güzel olursa toplum da güzel olur, güzelleşir, güzelleşecektir. Topluma bir şey katmayan bir bireyin güzelliği, iyiliği, doğruluğu fildişi kulesinde kalan, kendi ile başlayan, kendi ile biten bir rüya olmaktan öteye geçmez.

Heyecan olmadan ne yaratma, ne hayal gücü, ne de eser üretilebilir. Sanat planlanarak yapılamaz.. Sanatçı maceracıdır, bilinmeyenlere gidendir. Sanatçı bir ülkenin beynidir, hayal kurar, yaratır; bilim merak eder, araştırır… Sanatın bilime ve teknolojiye olan katkısı çoktur. Sanatçılar paylaşımı sever, paylaşmak, aktarmak hepimizin görevidir.

Dünyadaki yapılan, üretilen bütün çabaların ve ürünlerin temelinde küçücük birkaç sembol vardır. Düşünün sanatın evrenselliğini gücünü; şu milyarlarca ezginin temelinde beş çizgi, dört eşit aralık ve sekiz nota vardır. Ama sekiz küçük sembolle ne çok ezgi çıkarmıştır insanoğlu. Sekiz notanın ardarda sıralanışıyla bazen ağlatan, bazen hüzünlendiren insanı alıp anılara götüren, bazen için için coşturan, hoplatan, oynatan hepsi ama hepsi sekiz küçük sembolün marifeti…

Ya kitaplar, bizi hiç bilmediğimiz yerlere, kişilere, zamana götürürler. Hayallerimizi zorlayan. Bunca güzellikleri okuduğumuz o satırlar, yirmi dokuz harfin yan yana, ardarda gelmesiyle oluşturulan o kelimelerle oluşmuyor mu?

Bilimin temelinde on sembol rakam, tüm hayatımızı, yaşam ihtiyacımızı, evreni, sayılamayacak kadar çok bütün buluşların icatların ana malzemesi on minik rakam.

Ve renkler, binbir çeşit tondaki renklerimiz, tuvallerimizi süsleyen üç ana rengin karışımından.
Sanat, işte böyle bir sonsuzluk. Ne çok şey yazılmış, bestelenmiş, resmedilmiş ve kim bilir dünya durdukça daha ne çok şey bulunacak, yazılacak, bestelenecek, çizilecek. Hepsi ama hepsi on rakam, yirmi dokuz harf, sekiz nota, üç renkten çoğalarak.

 

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 09 Kasım 2011, 12:45 tarihinde yayımlandı.
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YÖNET
YORUM YAZIN
ajansrize-1-kapak cumba
SON DAKİKA
...
Köşe Yazarları
... ...
Facebook Sayfamız